TÜRKİYE

Rize gastronomisinde yeni dönem: Bal, mandalina ve çay atıkları ekonomiye kazandırılıyor

Rize, gastronomi kültürünü tarımsal üretim, agroturizm, sağlıklı yaşam ve döngüsel ekonomiyle birleştirerek tarladan sofraya uzanan sürdürülebilir bir model oluşturuyor. Coğrafi işaretli ballardan kente özgü satsuma mandalinası çeşitlerine, çay atıklarından geliştirilen yerli üretim materyallerine kadar birçok değer, Rize’nin gastronomi vizyonunun temelini oluşturuyor.

11 Ekim 2026 313 okunma 5 dk okuma
Rize gastronomisinde yeni dönem: Bal, mandalina ve çay atıkları ekonomiye kazandırılıyor

RİZE - BHA 

Rize’de düzenlenen 6. GastronomiRize Günleri, kentin yerel ürünlerini, üretim kültürünü ve gastronomi potansiyelini bir araya getiriyor. “Sofrada Yaşayan Miras” mottosuyla gerçekleştirilen GastronomiRize 2026, gastronomiyi yalnızca yemek kültürüyle sınırlı tutmayarak tarımdan turizme, sağlıklı yaşamdan ekonomik kalkınmaya uzanan geniş bir çerçevede ele alıyor.

Rize’nin yeni gastronomi yaklaşımı; çay, bal ve mandalina gibi yerel ürünleri ön plana çıkarırken üretim alanlarını turizm deneyiminin bir parçası haline getiriyor. Tarımsal atıkların yeniden değerlendirilmesini esas alan çalışmalar da bu modelin sürdürülebilirlik boyutunu güçlendiriyor.

Rize balları sağlıklı yaşam ekonomisinde öne çıkıyor

Rize’nin gastronomi vizyonunda önemli bir yere sahip olan bal üretimi, kentin biyolojik çeşitliliği ve farklı yükseltilerdeki bitki örtüsüyle şekilleniyor. Anzer’den Ayder’e uzanan yaylalarda, kestane ve orman gülü başta olmak üzere farklı bitki türlerinden elde edilen ballar, kendilerine özgü özellikleriyle öne çıkıyor.

Coğrafi işaretli Anzer balının yanı sıra Ayder balı da coğrafi işaretle tescillenmiş ürünler arasında yer alıyor. Kestane balı ve çok sayıda çiçek türünden elde edilen multifloral bal karakteriyle öne çıkan Ayder balının üretiminde Kafkas melezi arılar kullanılıyor.

Rize’de balın yalnızca geleneksel bir gıda ürünü olarak değil, yüksek katma değerli bir ürün olarak değerlendirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda Rize Arıcılar Birliği ve Rize Belediyesi destekleriyle yürütülmesi planlanan çalışmalarla Anzer ve Ayder ballarının bilimsel veriler, izlenebilirlik, kalite standartları ve nitelikli ambalajlama uygulamalarıyla daha güçlü bir marka değerine ulaştırılması amaçlanıyor.

Böylece Rize ballarının, sağlıklı yaşam ve uzun ömürlülük odaklı ekonomi alanında premium ürünler arasında konumlandırılması hedefleniyor.

Satsuma mandalinası gastronomi turizmine kazandırılıyor

Rize’nin gastronomi yolculuğunda çayın yanında satsuma mandalinası da giderek daha fazla önem kazanıyor. Yaklaşık bir asırlık üretim geçmişine sahip mandalina bahçeleri, alternatif tarımsal değer oluşturmanın yanı sıra ziyaretçilere farklı deneyimler sunabilecek alanlar olarak değerlendiriliyor.

“Turist Bahçede” programıyla ziyaretçilerin Rize’nin üretim ve beslenme kültürünü yerinde tanıması amaçlanıyor. Bu yaklaşım, gastronomi turizmini restoran ve yemek deneyiminin ötesine taşıyarak üretim sürecini de ziyaretin bir parçası haline getiriyor.

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Ziraat Fakültesinin uzun yıllara yayılan çalışmaları sonucunda Rize’ye özgü 9 satsuma mandalinası çeşidi tescil edildi. RTEÜ Yıldızı, Rizem, Pazarın Yıldızı, Senem, İyiderem, Derepazarım, Kuzey Yıldızı, Erten ve Derin isimlerini taşıyan çeşitler için 2026 yılında sertifikalı fidan üretiminin temelleri atıldı.

Çay bahçelerinde gerçekleştirilen ziyaretlerde olduğu gibi mandalina bahçelerinin de gelecekte turistlerin uğrak noktalarından biri olması hedefleniyor. Ziyaretçilerin ağaçlardan mandalina toplaması, meyveleri dalından tatması, üreticilerle buluşması ve yerel ürünlerle hazırlanan mandalinalı yemek ve içecekleri deneyimlemesi, Rize’nin gastronomi turizmine yeni bir boyut kazandıracak.

Agroturizm ile gastronomi aynı deneyimde buluşuyor

Rize’de geliştirilen model, gastronomiyi doğrudan tarımsal üretimle ilişkilendiriyor. Ziyaretçilerin önce bahçeleri ve üretim alanlarını gezmesi, ürünlerin yetişme koşullarını öğrenmesi, ardından bu ürünlerin sofraya nasıl taşındığını deneyimlemesi planlanıyor.

Bu anlayışla “tarladan sofraya” yaklaşımının somut bir turizm deneyimine dönüştürülmesi amaçlanıyor. Üreticinin emeğinin ve yerel ürünlerin hikâyesinin ziyaretçilere aktarılması, gastronominin kültürel ve ekonomik değerini de artırıyor.

Mandalina bahçeleriyle genişleyen bu deneyim alanı, Rize’nin geleneksel üretim kültürünü turizmle buluştururken yerel ürünlerin tanıtımına ve üreticilerin ekonomik faaliyetlerine de katkı sunabilecek bir yapı ortaya koyuyor.

Çay atıkları Çaykopit ile yeniden değerlendiriliyor

Rize’nin gastronomi ve sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli ayaklarından birini de çay üretiminden ortaya çıkan atıkların yeniden ekonomiye kazandırılması oluşturuyor.

ÇAYKUR tarafından geliştirilen Çaykopit projesi kapsamında, çay işleme sürecinde ortaya çıkan lifler topraksız tarımda kullanılabilecek bir üretim materyaline dönüştürülüyor. Büyük ölçüde ithal edilen Hindistan cevizi kabuğu bazlı kokopite alternatif olarak geliştirilen yerli Çaykopit, tarımsal üretimde dışa bağımlılığın azaltılmasını hedefliyor.

ÇAYKUR Çay Araştırma Enstitüsü ile üniversitelerdeki akademisyenlerin iş birliğiyle yürütülen çalışmalarda Çaykopit; kabak, fasulye ve domates gibi ürünlerde denendi. Yapılan uygulamalarda serada ilk ürünler alınmaya başlandı.

ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim’in, yurt dışına giden dövizin Türkiye’de tutulması hedefiyle özetlediği proje, çay atıklarının ekonomik bir girdiye dönüştürülmesi bakımından önem taşıyor. Proje, Rize’nin tarımsal üretim ile döngüsel ekonomi arasında kurduğu bağlantının da önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Çaydalı ürünleri atıkları ekonomik değere dönüştürüyor

Rize’de çay atıklarının değerlendirilmesine yönelik çalışmalar Çaykopit projesiyle sınırlı kalmıyor. Rize Belediyesi Biyokütle Tesisi’nde daha önce üretim artığı çay liflerinden biyoçar, mangal kömürü ve sıvı organik gübre üretimi gerçekleştirildi.

Rize Belediyesinin Çaydalı markası altında yürüttüğü çalışmalarla çay atıkları; gübre, toprak iyileştirici ürün, çay sirkesi ve mangal kömürü gibi farklı ürünlere dönüştürülüyor. Böylece üretim sürecinde ortaya çıkan atıkların yeniden değerlendirilmesi ve tarım için faydalı girdiler oluşturulması amaçlanıyor.

Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık yaklaşımıyla da örtüşen bu çalışmalar, yerel ölçekte döngüsel ekonominin uygulanabilir örneklerini ortaya koyuyor. Çay üretiminden elde edilen artıkların yeniden üretime kazandırılması, hem atık miktarının azaltılmasına hem de ekonomik değer oluşturulmasına katkı sağlıyor.

Tarladan başlayan hikâye ekonomiye uzanıyor

Rize’nin yeni gastronomi vizyonu, yerel ürünleri yalnızca sofraya taşımakla kalmıyor; üretimden turizme, sağlıklı yaşamdan atık yönetimine kadar uzanan bütüncül bir model ortaya koyuyor.

Arıların çiçeklerden topladığı nektarla başlayan süreç, coğrafi işaretli ballarla ekonomik değere dönüşürken mandalina bahçeleri gastronomi turizmine yeni deneyim alanları kazandırıyor. Çay yapraklarından elde edilen liflerin Çaykopit ve Çaydalı ürünleriyle yeniden değerlendirilmesi ise tarımsal üretimde kaynakların daha verimli kullanılmasını destekliyor.

Bu modelle Rize, gastronomiyi yalnızca tüketim üzerinden değil; toprağın korunması, üreticinin desteklenmesi, yerel değerlerin tanıtılması ve kaynakların yeniden ekonomiye kazandırılması üzerinden ele alıyor. Kentin “tarladan sofraya” uzanan yaklaşımı, gastronomi kültürünü sürdürülebilir üretim ve turizmle buluşturan kapsamlı bir kalkınma hikâyesine dönüşüyor.

Kaynak: BHA

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır. Hakaret ve reklam içerenler onaylanmaz.

TÜRKİYE kategorisindeki diğer haberler

Sonraki haber yükleniyor…

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.

Marka Flower Çiçekçi